Yazılar
YazıDepresyon

Kronik mağdurlar ve ikincil kazançlar

Öykü Zeynep Aydın·

Hiç iyileşmeyen hastalıklar ve kronik mağdurlar üzerine.

Kimse problemlere sahip olmayı, hasta olmayı seçmez ama, iyileşme şansımız varken daha iyi olmaya direnç gösterebilir miyiz?

O problemle ya da hastalıkla ilgili güçlü sekonder (ikincil) kazançlarımız varsa, evet.

Sekonder kazançlar, kişinin bir fiziksel ya da ruhsal bir hastalık sebebiyle elde ettiği ilgi, kazanım ya da ayrıcalıkların sürekli olarak devam etmesini istemesi durumuna verilen isim. Sekonder kazançlar bazen öyle cezbedici olabilir ki, kişi bunlardan vazgeçmemek için iyileşme sürecini (genellikle bilinçdışında) sabote edebilir ve kronik olarak mağdur ya da kurban olarak kalabilir.

Böylesi bir mağdur için, onun mazlumluğunu tanımayan, ona tolerans göstermeyen, onun durumuna üzülmeyen, onun suçladığı kişilerin suçlu olduğuna dair görüş birliği sağlamayan herkes birer zalime dönüşebilir.

Maxim Gorki, bu durumdaki kişileri bir öyküsünde şöyle tasvirlemiştir:

“Ruhlarının veya bedenlerinin herhangi bir hastalığını yaşamlarındaki en değerli, en iyi şey sayan insanlar da vardır. Bu hastalığı hayatları boyunca taşırlar ve ancak onunla canlı kalabilirler; bu hastalıktan acı çekerken kendilerini onunla beslerler, bu hastalığı ileri sürerek başkalarına dert yanarlar ve böylece yakınlarının ilgisini üzerlerine çekmiş olurlar. Bunun karşılığında insanların acımasını kazanırlar ve başkaca da bir şeyleri yoktur. Onların bu hastalıklarını ellerinden alın, onları iyileştirin, biricik yaşama araçlarından yoksun kaldıkları için mutsuz olacaklardır.”

Dr. David Burns, bir kitabında sekonder kazançları ve sekonder kazançlara sahip olan kişilerin yaşadığı durumu çözmekle ilgili neden direnç geliştirebileceğini şu şekilde örneklemiştir:

Eileen kendisini aşırı derecede mutsuz ve kaygılı hissettiği gerekçesiyle terapiye başladı. Seansları sırasında kendisini mutsuz eden ve hayal kırıklığına uğratan insanlardan oldukça yakınıyordu. Bir gün seansta “Belki de mutsuz ve kaygılı olmayı seviyorumdur.” yorumunda bulundu. Bunun sonucunda terapisti Eileen'den kendisini depresif ve kaygılı hissetmesinin ne gibi avantajları olabileceğini yazmasını istedi. Eileen ise şunları yazdı;

  • Kendimi üzgün hissederken eşimden oldukça fazla ilgi görüyorum.
  • Yemek pişirmek ya da ev işi yapmak zorunda kalmıyorum. Eşim benim yerime yapıyor.
  • İş aramak zorunda kalmıyorum ki iş aramak benim için çok korkutucu bir şey.
  • Beni sevmeyen tüm insanlardan yeterince yakınabiliyorum.
  • Her zaman öfkeli olmaya hakkım var gibi hissediyorum.
  • Kendimi özel hissedebiliyorum.

Bu ifadelerin yanlış anlaşılmaması oldukça önemli. Eileen, kaygılı ve depresif biriymiş gibi rol yapmıyor ve gerçekten bu durumların sıkıntısını yaşıyor olabilir. Ancak ikincil kazançları o kadar fazla ki, buraları fark edip çözmezse bu kazançlardan vazgeçmemek için kendi iyileşme sürecini sabote etmesi oldukça olası.

Görüldüğü gibi kronik mağdurlar, yaşadıkları zor durumları ya da sahip oldukları problemleri bazen sorumluluklarını yerine getirmemek için kullanabilecekleri birer kalkana, bazen hayatlarında içinde rahat hissedebilecekleri birer role, bazense ihtiyaç duydukları sevgi ve ilgiyi almak için birer sebebe dönüştürebilirler.

Kronik olarak mutsuz, mağdur, kurban olduğunu fark eden kişilerin, bunlarla ilgili ikincil kazançlarının olup olmadığını anlaması, eğer varsa bu durum üzerine çalışması ve yerlerine bu hayatta elde edebilecekleri daha gerçek kazançlar koymaları oldukça önemlidir.

Bu konuda birlikte çalışabiliriz

Depresyon ve Duygudurum Sorunları

Bu yazıda anlatılanları kendi hayatınızda tanıyorsanız, ilgili çalışma alanı sayfasında terapide nasıl çalışıldığını ve ne zaman destek almanın yerinde olduğunu okuyabilirsiniz.

Çalışma alanı sayfası
Randevu ve sorular

Kozyatağı, Kadıköy'de yüz yüze ya da online. Bir mesaj yeterli.

Ya da arayın: +90 545 405 53 67 · Hafta içi 10:00–19:00

Diğer yazılar

Okumaya devam edin