Yazılar

Göç hakkında konuşmadıklarımız

Öykü Zeynep Aydın·

Son yılların belki de en popüler konularından biri: Göç.

Özellikle Türkiye'den göç.

Terapide de hiç olmadığı kadar çok göç konusunu konuşuyor olduğumuzu fark ediyorum artık. Hali hazırda çoktan göç etmiş olanlar, göç etmek için hazırlık yapanlar, göç edip geri dönmüş olanlar... Ama terapide çoğu zaman, kimseye anlat(a)madığımız, en zorlu halleri de konuşuyoruz elbette. Böyle anlar kafamda çok fazla soruyu beraberinde getiriyor:

Neden anlatamıyoruz, neden daha fazla konuşamıyoruz? Neden koskocaman, karmaşık ve çok boyutlu incelenmesi gereken bir konu olan göçü, market karşılaştırma ve ikinci el araba pazarı videolarına sıkıştırmaya çalışıyoruz? Belki de materyalleri her zamanki gibi kırılgan duygularımıza kalkan etmeye çalıştığımız içindir.

Terapide ise bu kalkanlar düşüyor. Konuşuyoruz. Anlatıyoruz.

Daha çok konuşalım isterim. Bütünüyle, kolaylıklarıyla ve zorluklarıyla, kaçmadan, ne kendimizi ne de başkalarını yalnızlaştırmadan.


Göç, bir kayıptır. İş değiştirme, kendine ve çevreye yabancılaşma, sosyal destekte azalma, aile üyelerinden ayrılma, iletişim güçlükleri gibi pek çok kayıp öğesini travmatik birer yaşantı olarak deneyimleyen pek çok kişi vardır.

Sosyal izolasyon kuramına göre göç, kişinin yalnızca bedenen ülkesinden uzaklaşması değil, aynı zamanda alıştığı yaşayıştan, sosyal etkileşim örüntülerinden, kurallar bütününden de ayrılmasıdır. Tüm bunlar, yalnızlık, yabancılaşma ve kendini değersiz görme gibi durumları beraberinde getirebilir.

Kültürel şok kuramına göre kişinin göç ettiği yerdeki kültürel farklar uyumla ilgili bazı güçlükleri beraberinde getirir. Göçmenler, bu zorlukları daha az duyumsamak için gittikleri ülkede dahi kendi dil, kültür ve alışkanlıklarını devam ettirme eğilimi gösterebilirler.

Göç, çoğunlukla insanı değiştirir. Kişinin yaşı, cinsiyeti, göç nedeni, eğitim düzeyi, kültürel bağları ne olursa olsun.

Göç deneyimi, kimilerinde yoğun bir "köksüzlük" hissini beraberinde getirir.

Göç deneyimi, bazen yoğun bir yetersizlik duygusuna gebedir. Kişi, kendi dilinin, yaşayış biçiminin ya da alışkanlıklarının eskisi gibi bir anlam taşımadığını ve aynı değerde sayılmadığını fark edebilir. Tüm bunlar kişinin kendisini yetersiz ve yeteneksiz hissetmesine yol açabilir.

Göç eden kişi, geride bıraktığı kişiler için "suçluluk" hissedebilir. Mutlu olduğu anlarda dahi.

Bu konuda birlikte çalışabiliriz

Stres ve Tükenmişlik

Bu yazıda anlatılanları kendi hayatınızda tanıyorsanız, ilgili çalışma alanı sayfasında terapide nasıl çalışıldığını ve ne zaman destek almanın yerinde olduğunu okuyabilirsiniz.

Çalışma alanı sayfası
Randevu ve sorular

Kozyatağı, Kadıköy'de yüz yüze ya da online. Bir mesaj yeterli.

Ya da arayın: +90 545 405 53 67 · Hafta içi 10:00–19:00

Diğer yazılar

Okumaya devam edin