Yazılar

Onaylanıyorum, öyleyse varım: onay bağımlılığı

Öykü Zeynep Aydın·

“Beni görüyor musun?” Bu soru artık bir ilişkinin içinden değil, bir varoluş biçiminin içinden soruluyor. Günümüzde birçok kişi için var olmak, görülmekle; görülmek ise onaylanmakla eşdeğer hale gelmiş durumda. Sevilmek yetmiyor, devamlı takdir edilmek gerekiyor. Beğenilmek yetmiyor, sürekli onay almak gerekiyor.

Onay ve aynalanma ihtiyacımız, aslında son derece doğaldır. Çocuk, kendini ebeveyninin bakışında tanır. “Seni görüyorum, anlıyorum, varsın.” mesajı, benliğin temel harcıdır. Sağlıklı gelişimde bu aynalanma zamanla içselleştirilir; yetişkinlikte kişi, başkasının sürekli onayına ihtiyaç duymadan da kendi duygularını, seçimlerini ve değerini taşıyabilir hale gelir. Yani dış ses, iç sese dönüşür.

Ancak bugün tanık olduğumuz şey, bu sürecin tamamlanamadığı, yetişkinlikte de belirgin şekilde devam ettiği yönünde.

Yetişkin ilişkilerinde giderek artan onay arayışı, çoğu zaman “sevilmek istemek” gibi masum bir çerçevede sunuluyor. Oysa burada daha derin bir mesele var: İçsel değer duygusunun zayıflığı. Kişi, kendine dair hissettiği boşluğu, başkasının bakışıyla doldurmaya çalışıyor. Partnerin mesaj atma sıklığı, arkadaşın ilgisi, sosyal medyadaki beğeni sayısı… Hepsi benliğin nabzını ölçen göstergelere dönüşüyor. Onay kesildiğinde sadece ilişki değil, benlik de sarsılıyor.

Bu noktada onay, sevgiyle karıştırılıyor. Oysa sevgi, ötekinin varlığına alan açarken; onay bağımlılığı, ötekinin bakışına teslim olmayı içerir. Sevilmek “olduğun halinle kabul edilmek” iken, onaylanmak çoğu zaman “olman gereken hale yaklaşabildiğin sürece değerli olmak” demektir. Bu da ilişkileri eşitlikten çıkarıp, görünmez bir sınav alanına dönüştürür.

Onay almak istemek elbette “ayıp” ya da “zayıflık” değildir. Sorun, onay olmadan var olamama halidir.

Aynalanmadığında dağılan, takdir edilmediğinde değersiz hisseden, beğenilmediğinde silinen bir benlik yapısı, ne yazık ki oldukça kırılgandır.

Sağlıklı bir yetişkin kimliği, “Herkes beni görsün!” histerisinde değil; kimse bakmazken de kendiyle gerçekçi bir temas halinde kalabilme becerisinde saklıdır.

Bu konuda birlikte çalışabiliriz

Özsaygı, Kimlik ve Benlik Algısı Sorunları

Bu yazıda anlatılanları kendi hayatınızda tanıyorsanız, ilgili çalışma alanı sayfasında terapide nasıl çalışıldığını ve ne zaman destek almanın yerinde olduğunu okuyabilirsiniz.

Çalışma alanı sayfası
Randevu ve sorular

Kozyatağı, Kadıköy'de yüz yüze ya da online. Bir mesaj yeterli.

Ya da arayın: +90 545 405 53 67 · Hafta içi 10:00–19:00

Diğer yazılar

Okumaya devam edin