İlişkilerdeki büyük günahları hepimiz biliriz, hepimiz bol bol konuşuruz. Aldatmak, yalan söylemek, sık sık eleştirmek, aşağılamak…
Ama ilişkileri yavaş yavaş, içten içe kurutan, öldüren şeyleri çok daha az konuşuyoruz.
Tek bir kelime: Özensizlik.
Bir koltuğa meyve suyu dökülmemesine özendiğin kadar ilişkine özenmemek. Bir alışveriş listesine verdiğin dikkat kadar partnerinin ihtiyaçlarına dikkat etmemek. Bir kıyafeti alırken düşündüğün kadar partnerini gün içinde düşünmemek.
Sonra yok olmak yavaş yavaş o özensizlik içinde. Önce paylaşımların azalması, sonra kelimelerin tükenmesi. Fark etmeden, sinsice ayrışması bir zamanlar birleşmiş tüm yolların.
İncelikten yoksunluk, kibirli bir korkusuzluk…
Her şeyden daha çok özenilmek istiyor aslında ilişkiler. Bilhassa uzun ilişkiler. Bir şirketin kârlılığına yaptığımız yatırımdan daha büyük bir çabayı hak ediyorlar aslında. Bize temas eden, ama gerçekten temas eden bu şeyler.
Peki sizce, gerçekten su veriyor muyuz ilişkilerimize, özenlice? Yoksa her gün biraz daha kurutuyor muyuz onları içten içe?